BU DA GEÇER YA HU
1 - 14 Kasım 2007
Galeri Artist Çukurcuma
Altıpatlar Sok. No:26 Çukurcuma / Taksim
Kahve molası için uğrayıp arkadaşlarla sohbet ettiğim kahvede, yıllardır gözümün takıldığı bir levha vardır. Üstünde eski harflerle "bu da geçer ya hu" yazan bu levhaya her baktığımda, o günkü ruh halim ne olursa olsun, beni dengeleyen, huzur veren bir titreşim alır, sevinirim. İnsanı hüzünlüyken neşelendiren, aklı havadayken düşündüren, asırlardır bu coğrafyada yaşatılmış olan bu sözün, bugüne kadar resimlerimde sorguladığım "geçen zaman icinde hayatı yakala(yama)ma" meselem ile bir noktada çakıştığını farkettim.
Eski İstanbul kahvelerinin bir vazgeçilmezi olan bu levhanın sihrini resimlerime taşıyabilme isteği ve heyecanı, bu sergimin çıkış noktası oldu.
Verdiği geçicilik duygusu ile, yakaladığımız hayatı anlamlandıran, neşeyle hüznün içiçe geçmiş yüzünü gösteren bu deyiş; başarının rehavetine kapılmamızı engellemiş, mutsuz olduğumuzda ise umutlarımızı tazelemiştir.
Eski ile yeninin çatışma içinde ele alındığı, çelişkilerle örülmüş ve örtülmüş bu coğrafyada -"Osmanlı'nın tansiyon ilacı" diye de bahsedilen-bu sözün bilge tavrına hepimizin ihtiyacı olduğunu düşünüyorum.
Bu sergim, serigraf baskı üzerine, kara kalem, toz pastel, kolaj ve akrilik boyalarla çalıştığım desenlerden oluşuyor. Eski yazıların grafik anlatımından da yararlanırken, yola çıktığım deyişin içerdiği alçakgönüllü tavır çerçevesinde, kalıcılık arayışı ile üretilip yüceltilen "sanat"ın, geçen zaman karşısında insanlar kadar aciz olduğunu vurgulayarak "bu da geçer ya hu" demek istedim.





















